Udun da fabrikasyonu çıktı

UD

Her şeyin seri üretime bağlandığı ve kalitesinin düştüğü günümüzde her alanda olduğu gibi sanatta bundan nasibini aldı. Son 7-8 yıldır fabrikasyon udun piyasada yaygınlaştığını belirten udi Mustafa Sever, “Çin malı üretir gibi tahtadan çiviyle çakıp seri üretim yapıyorlar. Ses yok, ahenk yok, görüntü yok sürüyorlar piyasaya” sözleriyle dert yandı.

Müziğe Adanmış Bir Ömür

Taşhan ikinci katta ud imal ettiği mekanında görüşlerini aldığımız Seven, yaklaşık 1 yıldır Menemen’de bulunduğunu söyleyerek kısaca kendini şöyle tanıttı, “Üniversitede makine okudum. Müzikle ilgili bir bölüm de okumadım. Ama çocukluğumdan beri, memuriyette de dahi müzik hep birinci işimdi. 20 yıllık koro şefi ve ud hocasıyım. İzmir’de bir iki koroya udilik çalışmaları yapıyorum. Menemen’de halk oyunları derneğinde çalıyorum. Halk Eğitim Merkezi bünyesinde ücretsiz ud dersleri veriyorum. Yaz aylarında da Y. Foça’da ud dersleri veriyorum. Herkese açık kapımız”

“Bestelerimden ümitliyim”

Beste çalışmalarını bu yıl değerlendirme niyetinde olduğunu söylerine ekleyen Seven, “Sayısı 20’yi buldu. Fırından çıktı. Satış için rafa koyduk. Özellikle 10 tanesinden bayağı ümitliyim. Piyasada tutulacaklar diye düşünüyorum. Birkaç aydır korolarda okunuyor” dedi.

Ülkemizde el yapımı ud yapan 30 ustadan biri

El yapımı ud yapmadaki zorluğa değinen udi Seven, “Sipariş üzerine çalışıyorum. Ayda 2, en fazla 3 tane ud yapabiliyorum. El yapımı olduğu için büyük emek istiyor. İlk etapta teknesini yapıyorum. 1-2 ay sırf tekne çekiyorum. Sayısı 15-20’yi buluyor. Ondan sonra da müşteri gelip rengine göre beğeniyor. Bu renkler ağacın kendi rengi. On beş gün sonra da udu teslim ediyorum. Mesela İzmir’de fabrikasyon udlar da var. Daha düşük fiyata satılıyor. Ama aynı sesi almak imkansız, akortta tutmaz. Öğrenci zaten başlarken bir işe şevk alması için el yapımı kaliteli bir udla başlamalı” ifadesini kullandı.